16 Ara 2007

HEP PAZAR MI OLACAK.BU SEFERDE ÇARŞAMBA OLSUN.

Baktım bloglarda pazar etkinlikleri var.Biraz kıskandım herhalde,ben de bi pazar etkinliği yayınlayayım dedim.Yok,bulamadım.Çaresiz geçen Çarşamba günkü dalyancılık olayını Pazar günü niyetine yayınlıyorum.
Meşhur balıkçımız Cem Kaptan mevsim itibariyle yıllık izninin bir bölümünü kendilerine ait dalyanda çalışmak için kullanmaya karar vermiş.Çarşamba günü çok balık tuttuklarını duyunca beleş balık yeme düşüncesiyle zıpladım.Ben gelmeden 40 kasa levrek yakalamışlar.Allah bereketini arttırsın.Ocakta yanıyor,gerçi duman içinde kaldık ya neyse.Bedava balık yiyecez, duman falan gördüğüm yok.
Burası Manal dedikleri mevki,manzara süper.Buradan denize bakılıp,balık sürüsü geçerken ağ hemen çekiliyor.Dalyan dedikleri buymuş.Benden önce 40 kasa yakalamışlar,benim büyük yardımlarımla da 35 kasa daha tuttular.Bravo.
Bir şey dikkatimi çekti sormadan duramadım.Kış günü hava bulutlu,inceden yağmur çiseliyor üç kardeşin gözünde de güneş gözlüğü vardı.Nedeni denizin içi daha iyi gözüktüğündenmiş.
Bir de bu dalyancılıkta bir adet var.Balıklar temizlenmeden ızgaraya atılıyor(b.. kebab) ve de elinde muhakkak ki beyaz sıvıdan olması gerekliymiş.
İçiyormuş gibi yap dediler,fotoğrafımı çektiler.
Sonradan söylediklerine göre kılıbık olduğum için delil olarak çekilmiş,hatıra olarak değil.
Bu bir tuzaktır.İlgili kişiye duyururum.

13 Ara 2007

BİR ŞEYMİ KAÇIRDIK!

Anorta'da yazdım.Burada daha geniş yazmak istedim.
Öncelikle belirteyim ki yanlış anlamalar olmasın.Ben kesinlikle Mustafa beyi tanımam.Hiç bir alışverişim de olmamıştır.Buradan bakınca iyi,çalışkan ve arıcılık camiasına yararlı biri olarak gözüküyor.Geçen bahar aylarında Mustafa beyin sitesine yönelik saldırı demiyeyim yanlış olabilir,yoğun eleştiriler desem herhalde daha şık olur, vardı.Sitenin sizden gelenler bölümünde tartışmalar,hakaretler hatta bazı kişilerden bazı kişilere yönelik tehditvari söylemler uçuşuyordu.
Kişisel olarak hayretler içerisinde nedenini anlamaya çalışıyordum.Şimdi diğer eleştirileri doğru yada yanlış kenara bırakalım.
O gün yapılan kişiye yönelik eleştiriler bugünde yapılıyor,fakat savunan yok.
Bu ve benzeri bir çok ağır ithamlar var.
Burdaki ağır suçlamalara karşı Yalçın hocanın çıkıp konuşması gerekir.Çıkıp konuşturmuyorlar diyorsan blogun var orda yaz.
Kendi adıma benim hakkımda böyle suçlama olsa.Beni kim suçluyor bakarım.Boş ve basit biriyse cevap vermeye dahi tenezzül edip aynı seviyesizliğe inemem.
Fakat sözü dinlenebilecek biriyse(ki gördüğüm kadarıyla Mustafa bey öyle) o zaman işte alırım üye kayıtlarını dikilirim karşısına.
Yalçın hocam niye öyle yapmıyorsun?Sana yakışan budur.
Biraz daha eskiye dönüyorum.
Daha önceleride İstanbul Arıcılar birliğine toplu eleştiri vardı.Yani bu sitenin bir zamanlar toplu eleştirildiği gibi.Arkadaşlar belki hatırlarlar;bir akşam salkım muhabbeti yapılırken İstanbul'un bayan başkanı salkıma girmeye kalkıştı ve bin pişman edilerek sepetlendi.En çok eleştirenlerde İstanbul'la hiç alakası olmayanlardı.Yani toplu hücum,toplu defans sistemi.
O zamanlar Yalçın hocanın birlik başkanlığına oynadığını bazı arkadaşlara söylemiştim.
Fal baktım tesadüfen diyelim, doğru çıktı.
Yalçın hocam birlik kurup başkan oldu.Nedense blogunda hep başka birliklerin etkinlikleri var.
Sanırsın ki İstanbul'un değil,Kastamonu'nun başkanı.
Anarto'da kurs açmanın adresini Ankara gösterdi,belki okumuşsunuzdur doğrusunu ve projenin ne olduğunu cevaben yazmıştım.
Neyse Anarto'daki ve buradaki yazımı okuyan arkadaşlar bana çok kızabilirler.
Benim Mustafa bey ve Yalçın hoca örneğine vermekte ki amacımda zaten bu.
Birilerine kızmadan önce ne demek istediğini anlıyalım.Eleştirelim,tartışalım doğruyu bulalım.
Kızıp saldırmayalım.
İşin sonunun daha sonraları nerelere gidebileceğinin en güzel iki örneğidir bu anlattıklarım.
Herkese iyi çalışmalar bol ballı yıllar dilerim.

5 Ara 2007

ARI OTU

Geçen seneden dökülen tohumlar,yağmurlardan sonra çıkmaya başladılar.
Domuzlarda ziyarete devam ediyorlar.
Resmin ön tarafındaki çukurlar onların marifeti.

1 Ara 2007

DURUM

Değerli arı bakanının önerisi ve övmesi sonucunda muğla sahibi olmayı düşünmüştüm.Şimdi duruma bakınca ne kadar haklı olduğunu bir kez daha anlıyorum.Tabi önerisi muğlayı ağırlıklı olarak takviye için kullanmaktı.Benim yazı şeklimden dolayı biraz yanlış anlamalara yol açmışım.
Düzeltip,açıklıyorum!
Sayın bakanım senin önerdiğin gibi yapıyorum.Yani muğlayı ağırlıklı olarak takviye amacıyla kullanıyorum.Zayıf gördüğüm dört ayrı kovana çıkmak üzere olduğunu düşündüğüm,nerdeyse ful kapalı yavrulu dört çıta verdim.Gözlemlerime görede o kovanlar yırttı.Buna rağmen arı yumurtaya devam ediyor.Asıl takviye işleminide erken baharda ihtiyaç hisseden kovanları atağa geçirme amacıyla yapacağım.Yani geleceğini umduğum bahar balları takviye yaptığım diğer kovanlardan.
Havalar soğuduğu içinde muğlayı artık kurcalamak istemiyorum.Bu muhteşem anaya bir şey olacak diye ödüm kopuyor.Bu hızda devam edip kat isterse mecburen benim büyük kovanlara aktarmak zorunda kalacağım.Soğuktada hiç arzu etmeyeceğim durum.