25 Nis 2008

BALKONA Dİ END

Balkondaki muğla altıncı oğulunu verdi.Belkide daha fazladır.Benim yakalayabildiğim sayı bu.Bir gün önce yine oğul vermişti.Artık yapmaz böyle terbiyesizlik derken zırt dedi yine çıkardı.
Şeftali hocayla yakaladığımız oğuldan beri bir kaç akşamda bir kovanın ağzını gece kapatıyorum,yarın götüreyim diye sabah baktığımda bir delik bulmuş çıkmışlar. Açıyorum ağızlarını mecburen.Yarına kısmetse derken.Hayda iki güne bir oğul.
Öğlen baktım yine oğula niyetlendiler.Her zamanki gibi tepelerine bastım sprey suyu hemen limona toplandılar.Tamam dedim bu sefer bahçemin içinde kaldılar tehlike yok,görüntü alayım.
Saygıdeğer ev sahibim Armağan beye giydirdim elbiseleri tutturdum kovanı.
Komşum Fatih kaptanın eşinede verdim makinayı,dedim çek bizi.
Salla dalı düşsünler kovana.Üç çıtalık arım daha oldu.
Islak bezide sardım dala ki ana kokusu gitsin,kalanlarda girsin kovana.Elimde spreye devam ettim.Yağmur yağıyor sanan girdi kovana.On dakika da dışarda arı kalmadı.
Zeytinliğe götürüp kontrol ettiğimde içinde iki ana birden vardı.İkisini de öldürdüm.Karniyollardan yumurtalı larvalı petek koydum.Bakalım nolacak.
Gecede balkondakilere kesin son verdim.Hem kovanın ağzını kapadım hemde çarşafa sardım sabahta kesin dönüş yaptılar.

22 Nis 2008

SÜPER ARICI

Okulumuz öğretmenlerinden olan Süper Arıcı, eminim ki Türkiye'nin yetiştirdiği sayılı arıcılık
cevherlerinden biridir.Arıcılık konusunda onun bilgisinin ve yeteneğinin hayranıyım.Bildikleri yani bize bir nebzede olsa aktardıklarını duyduğum an şaşkınlıktan şaşırmıştım.
Yaşının çok genç olması sizleri aldatmasın.Şu ünlü atasözünü hatırlatmakta fayda var.
-Akıl Yaşta Değil Baştadır_
Bu genç dinamik öğretmenimiz;hepimizin kovanları yaklaşık aynı yerlerde durup aynı çiçeklere konduğu halde bizlerden farklı bal üretip kilosunu kırk ytl'ye satabilmek gibi ustalığa sahiptir.
Kendisimi sihirbaz,yoksa arılarımı sihirli anlayamadık.
Bir ay kadar önce kovanlarından bal almaya başladı.Arılarına hayran kaldım.Koca Türkiye Cumhuriyetinde yok böyle arı.Dedimki sen bu arılarını üret, çıtası Yüzelli-İkiyüz Ytl 'ye satsan bile kapış kapış gider.Düşünsenize Şubat-Mart dedimi bal hasadına başlıyorsunuz.
Süper arı - süper arıcı.
Şimdi diyeceksiniz bu İzmir haritası hemde kuş uçuşu mesafeler yazılmış ne iş?
Kendisi hariç, kimsenin bilmediği ve hepimizinde yanlış bildiğimiz bir gerçeği Ben ve Mordoğan'lılar Süper arıcımızdan öğrendik.Sağolsun.
Şubat-mart'ta bal hasadından başka, arıların yani Mordoğan'dan kalkan 6,45 arısı gün içerisinde İzmir'e bir kez,Urla'ya ise iki kez gider gelirmiş.Way be.Çok şaştım.Bilmiyordum.
Süper Arıcımızın arıları karşıdaki zeytinlikte.Gördüğünüz gibi yılların Arıcısı Sebahattin Şeftali'ye arıcılık dersi veriyor daha doğrusu sinirlerini bozuyor.
Bir üst resimde uzaktan gördüğünüz zeytinlikteki arılığın yakından görünüşü.Görüntü sizi aldatmasın bu iki kovan Şubat-Mart'ta bal hasadı yapılan vede kilosu 40ytl'den sat sat bitirilemeyen balları üretiyor.
Fakat Süper Arıcımızın, arıları yandaki zeytin ağacına bağlanan Ata saldırıp öldürdükleri için bu günlerde başı Jandarmayla dertte.Şikayet üzerine Jandarma ifadesini alıyor ve soruyor:
Arıcılık belgen varmı? Alırız.Arı nakil belgen varmı?Alırız.Peki zeytinlik sahibinden izin aldınmı? Alırız.Arıların zeytinlik sahibinin atını öldürmüş, o da körmü atını bağlamasaymış.
Ya zeytinlik adamın.Olsun.Atın parasını ödede şikayetçi olmasın.Olmaz,Atı sokan arılarımda öldü,bal yapamaz hale geldiler, onun bana bu ziyanımı ödemesi gerekir.Ne kadar ki?3,750 Ytlcik
DOĞRU SÖZE NE DENİR?

19 Nis 2008

ARICILIK TURİSTLERİ

Öğretmenlere arıcılığı sevdirmek ve tanıtmak amacıyla çevre köylere gezi düzenledik.
Gezinin amacını yanlış anlayanlarda oldu.
Buradaki suluklar ünlü hocamız Şeftali'nin arılığına ait.

Burası da Şeftali'nin arılığı.Titiz ve temiz arıcılık ustasıdır.Arılığın manzarası oldukça güzel.Karşıda görünen köy Eğlenhoca'dır.
Burasıda İnecik köyü.
Tarım ilçe müdürü Ziraat müh. Özgür akarsu gezimize eşlik etti.Dinlemek ve öğrenmek isteyenleri bilgilendirdi.


Öğretmenlerimiz daha çok işin turistik boyutunda kalmayı tercih ettiler.
Çekerken çekilmek bu oluyor herhalde.
Tarım ilçe müd. ziraat müh. Özgür Akarsu ve İnecik köyü imamı aynı zamanda yılların usta arıcısı Sebahattin Şeftali.
Caminin avlusunun manzarası nefis.Midilli,Foça,İzmir ayaklar altında.
Gezinin sonucu nedir dersek?Kimi turist oldu, kimide bilgilendi.Yani herkes istediğini aldı.

17 Nis 2008

YORUMLARA YORUM

Sevgili Uğur;Oğul arısını herhangi birine değil arıdan gerçekten anlıyan İmama aldırdım.Tabi burda belirleyici olan arıdan anlaması değil,imam olması.Çıkması muhtemel karışıklığı olumlu yöne kanalize edebilecek olması.Beslemenin zamanlamasında bence hata yok.Zeytinliktekiler canavar gibi bal basıyorlar.Bu sene geç bile kaldığımı düşünüyorum.Oğul zamanı geçmeden balkona arı konmaz gerçeğine tosladım ve öğrendim.Mayısın sonunda duruma göre yine balkona misafir kabul edeceğim.Şimdi dört adet güçlü muğla oldu pek zararlı çıkmadım.Kaybeden onlar oldu.Denizi balkondan değil,zeytinlikten uzaktan görecekler.Onların çıkarması gereken derste bu bence.
Murat bey;başka oğul çıktığını görmedim.Tahmin ediyorum.Çünkü yakaladığımız oğulun anası çiftleşmemiş ve işaretsizdi.Yusuf Gürbüz'ün gönderdiği ana ise işaretliydi.Onun için ikinci çıkan oğuldur diyorum.Zaten balkonda bir kovan vardı.Arılar evden bir buçuk Km. mesafede zeytinlikte duruyor.Bunlarıda oraya götürdüm.
Taşkın kardeşim,Muğla'ya nasıl güvenilmez.Ata sözünde ne diyor:Ev alacaksan tuğladan,kız alacaksan Muğla'dan.
Sevgili Ali Türk,arı yok dedim de bu arılar sessiz sedasız gitmedilerki.Ortalık dağılıyordu az kaldı.Düşünsene jandarmaya yok burda arı derken oğul verselerdi.Görmek zorunda kalacaklardı.Burda sivrisinek oluyor ya Belediye zamanında ilaçlama yapmadığı için böyle çoğaldılar herhalde derlermiydi bilemeyeceğim.
Sevgili Halil,doğru valla benim haber kaynağı şimdilik uzaklara gitti.Aslında bende seviyorum onları.Kızamıyorum.Ne demişler can çıkar huy çıkmaz.Onlarında huyu bu ne gelir ellerinden.

15 Nis 2008

GÜZELDİ AMA VEFASIZ ÇIKTI ( ! )

İnecik köyü imamı Sebahattin ŞEFTALİ ve ben.Caminin avlusundan görüntü.
Balkonda baktığım,yusuf Gürbüz'ün hediyesi olan Muğla Ana yanına aşiretinin bir kısmını alarak gitmiş.
Ne zaman gittiği konusunda sadece evvelsi gün olabileceği konusunda tahmin yürütebiliyorum.
Bugün öğle saatlerinde evde petek imalatı yaparkenbirden yoğun bir arı vızıltısı duydum.Köpeğinde koşturma sesi gelince eyvah dedim arılar oğul veriyor.
Heyecan içinde baktım ki ne göreyim arılar bulut olmuşyolu kapatmışlar.Köpekte delirmiş gibi kaçmaya çalışıyor.Aşağı koşup köpeği çözdüm.Zavallı fırtına gibi yukarı koşup eve saklandı.
Tam öğle saati okul dağılıyor.Panik içinde ne yapabilirim diye düşündüm.Arıların üstüne kovanın yanından sprey şeklinde su sıkmaya başladım.Bir yandan da İnecik köyünün imamı olan,yılların arıcısı Şeftali'yi aradım.Diyor ki korkma arılar bir yere kaçmaz,bir yere konarlar alırız.Ya kardeşim arılar benim umurumdamı ki yolu kapattılar.Hepsi birden kaybolsa sevineceğim.Neyse sıktığım suyun etkisiylemi bilemiyorum.Hemen evin önündeki ağaca toplandılar.Allahın işi o beş-on dakika içerisinde yoldan kimse geçmedi.Ortalık yatışır gibi olunca fırladım.Karaburun'un o keskin virajlı yolunda on km uzaktaki İnecik köyüne beş dakika gibi rekor bir zamanla varıp imamı kaptığım gibi döndüm.Bu arada öğle ezanı okunamadığı gibi öğle namazıda kılınamadı kanımca.İmam elimde esirdi.Allah afetsin.
Neyse Şeftali ağaçtan oğulu kazasız-belasız kovana teslim aldı.Kovanı zeytinliğe götürüp diğerlerinin yanına koyduk.Yaptığı inceleme sonucunda vardığı sonuç bunun ikinci çıkan oğul olduğuydu.
Bencede doğrudur.Çünkü dün öğlen benim arılarınkalabalık şekilde dışarı çıktıkları söylenmişti.Bende yavru uçuruyorlardır dedim.Anlaşılan dünde oğul vermişler.
Buradan çıkardığım dersler ise şunlar oldu:
1-Oğul mevsiminde balkonda vede merkezde 18-20 çıta arı bakılmaz.
2-Özellikle oğula yatkınsa hiç bakılmaz.
3-Tam balkonda göz önünde arıyı her zaman kontrol edemiyorsun,oğula kaçma şansını arttırıyorsun.
4-Eğer bal alınacaksa illakide balkonda arı bakacam diyorsan,oğul mevsimi geçince bakacaksın.
Neden arı oğul verince çok heyecanlandım vede tırstım,onuda dip not olarak açıklayayım.Arıcılar birbirini sevmediği için bir kaç kezdir benim arıları Jandarmaya şikayet ediyorlardı.Bende her seferinde yok balkonda arı marı diyor,Jandarmada gelip bakıyor göremiyordu.O çıkan oğullar görünse ve şikayet konusu olsaydı rezil olacaktık.
Sakinleştikten sonra tabii bu saatlerde,farkettim ki foto yok.Aslında ne muhteşem olurdu olayı baştan sona çekebilseydim diye hayıflanmaya başladım.
Fakat o anlarda panikten ve bu vartayı atlatmaktan kazasız -belasız atlatmaktan başka hiç bir düşünemedim.Bir daha ki sefere çekerim diyemiyorum.Oskar verseler umurumda değil.
Şimdilik balkona tövbe ettim.

12 Nis 2008

OLMAZ BÖYLE ŞEY !


Ülkemizin bitki örtüsünün dünyada eşi benzeri olmadığını abartarak anlatanlara vede sert,saldırgan arının daha çok bal yaptığını iddia eden palavracılara ithaf olunur.
Seyredin her halde ne demek istediğimi anlarsınız.
OLMAZ BÖYLE ŞEY diye başlık attım ya.
Onun devamında- tabi ki Türkiye'de - olacaktı.
Sığmaz diye devamını buraya yazdım.